Irak Çölünde Gizli Üs Skandalı: “Egemenlik Operasyonu” Başladı!

Irak’ın Necef ve Kerbela çöllerinde patlak veren “gizli İsrail üssü” iddiaları, ülkeyi sarsmaya devam ediyor. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, bir çobanın ihbarı, uluslararası basın ve Bağdat’ın sert tepkileriyle alevlenen tartışma, bugün yeni bir askeri operasyonla bambaşka bir boyuta taşındı. Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçleri, “egemenliği tesis etme” adına geniş çaplı bir harekât başlattı.
Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı’na bağlı Güvenlik Medya Başkanlığı’nın açıkladığına göre, tartışmanın fitili 5 Mart 2026’da ateşlendi. Kerbela Operasyon Komutanlığı ile Necef’teki Irak güvenlik unsurları, Nuhayb’ın doğusundaki çöl bölgesinde “yetkisiz ve kimliği belirsiz silahlı unsurlarla” çatışmaya girdi. Çatışmada bir Irak güvenlik görevlisi şehit düştü, iki asker yaralandı ve bir araç hasar gördü. Irak makamları, söz konusu unsurların “hava örtüsü altında” bölgeden çekildiğini belirtti.
Ancak tam burada büyük paradoks ortaya çıkıyor: Irak resmen “ülkemizde hiçbir yabancı güç yok” derken, aynı anda “kimliği belirsiz, hava desteği alan birliklerle çatıştık” açıklaması yapıyor. Bu çelişki, kamuoyunda büyük soru işaretleri oluşturdu.
Bu sabah ise Irak ordusu ve Haşdi Şabi unsurları, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin talimatıyla “Farsat es-Siyade” (Egemenliği Dayatma) operasyonunu başlattı. Operasyon dört ayrı eksende yürütülüyor ve özellikle Kerbela-Nuhayb güzergâhının güvenliğinin sağlanması hedefleniyor. Haşdi Şabi Fırat Orta Operasyonları Komutanı Tümgeneral Ali el-Hamdani ve Irak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdül Emir Yarallah, bizzat Nuhayb sahasına giderek birlikleri denetledi.
Wall Street Journal İddiası ve Uluslararası Boyut
Tartışmayı alevlendiren en ciddi iddia, Amerikan Wall Street Journal’da yer aldı. Habere göre İsrail, İran ile savaş öncesi Irak çöllerinde gizli bir lojistik üs kurdu. Bu üssün ABD’nin bilgisi dahilinde faaliyet gösterdiği, özel kuvvetler, arama-kurtarma ekipleri ve hava lojistik desteği sağladığı öne sürüldü.
Iraklı güvenlik çevreleri ise Nuhayb hattının uzun yıllardır “güvenlik boşluğu” ile anıldığını belirtiyor. DEAŞ sonrası dönemde Anbar-Kerbela-Necef üçgeni, kaçakçılık, düzensiz milis hareketliliği ve hava gözetim zafiyetleriyle gündeme gelmişti. Çölün genişliği, radar kör noktaları ve koordinasyon eksiklikleri nedeniyle tam kontrolün pratikte çok zor olduğu vurgulanıyor.
Irak Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komisyonu’na yakın kaynaklar, batı çöl kuşağının yıllardır “tam denetlenemeyen” bir bölge olduğunu raporluyor. Sosyal medyada hızla yayılan “çoban ihbarı” hikâyesi de bu boşlukları sembolik olarak büyüttü. İddiaya göre Awad eş-Şemmeri adlı bir çoban, bölgede olağandışı helikopter hareketliliği fark ederek güvenlik güçlerini uyardı.
Bağdat’ın Sert Tutumu ve Siyasi Gerilim
Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, iddiaları “Irak egemenliğine karşı dezenformasyon” olarak nitelendirdi ve hukuki işlem başlatılacağı uyarısında bulundu. Ancak bu açıklama bazı Iraklı siyasetçiler tarafından “örtbas” olarak eleştirildi.
Özellikle İran’a yakın siyasi bloklar, konuyu Washington ve Tel Aviv eksenli bir güvenlik skandalı olarak değerlendiriyor. Batı’ya yakın çevreler ise meselenin iç politikada abartıldığını savunuyor. Her iki taraf da aynı gerçeği kabul ediyor: Irak, İran-ABD-İsrail geriliminin tam ortasında kalmış durumda ve egemenlik tartışması artık sadece çöldeki birkaç araç ya da pist meselesi olmaktan çıktı.
Asıl Soru: Irak gerçekten egemenliğini mi gösteriyor, yoksa egemenliğinin sorgulandığı bir sahnede kamuoyuna “her şey kontrol altında” mesajı mı vermeye çalışıyor?
Gelişmeler hızla ilerliyor. Çöldeki “egemenlik arayışı”, Irak’ın hem askeri hem de siyasi geleceğini doğrudan etkileyecek kritik bir dönüm noktası olarak tarihe geçiyor.