Putin’in En Sönük Zafer Günü: Ukrayna Ateşkesiyle Birlikte Tanklar Yok, Sadece Video ve Askerler!

Moskova — Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu yıl Kızıl Meydan’da düzenlenen Zafer Günü (9 Mayıs) geçit törenini en sade ve en küçük ölçekli haliyle yönetti. Ukrayna ile üç günlük geçici ateşkesin yürürlüğe girdiği gün gerçekleşen törende, geleneksel olarak sergilenen ağır askeri araçlar ve tanklar ilk kez neredeyse 20 yıldır görülmedi. Tören, Rusya’nın askeri gücünü göstermesiyle bilinen bir gösteri olmaktan çıkıp, sadece asker yürüyüşü ve önceden kaydedilmiş video gösterimleriyle sınırlı kaldı.
Putin, her yıl olduğu gibi bu törende de Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’na karşı kazandığı zaferi anarken, Ukrayna’daki “özel askeri operasyon”u (Kremlin’in savaş için kullandığı resmi ifade) doğrudan Büyük Vatanseverlik Savaşı’na (II. Dünya Savaşı) bağladı. Putin, “Zafer neslinin büyük başarısı, bugün özel askeri operasyon görevlerini yerine getiren askerlere ilham veriyor. Onlar, tüm NATO bloğu tarafından silahlandırılan ve desteklenen saldırgan bir güce karşı direniyorlar. Kahramanlarımız ilerlemeye devam ediyor” dedi.
Bu yılki törenin en dikkat çeken özelliği, ağır askeri teçhizatın tamamen kaldırılması oldu. Bunun yerine Kızıl Meydan’daki ekranlarda ve devlet televizyonlarında, Rusya’nın drone, hava savunma sistemleri, uzun menzilli bombardıman uçakları ve nükleer kapasiteli denizaltılarını gösteren önceden hazırlanmış, profesyonel video kayıtları yayınlandı. Bu karar, Ukrayna’nın Rusya topraklarına derin saldırılarını (özellikle petrol rafinerilerine yönelik) ve güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek alındı.
Tören sırasında Putin’in solunda “özel askeri operasyon” kahramanı Leonid Ryzhov, sağında ise II. Dünya Savaşı gazisi Svet Turunov oturdu. Bu oturma düzeni de Putin’in Ukrayna savaşını II. Dünya Savaşı’yla özdeşleştirme çabasının bir yansımasıydı.
Uluslararası Katılım da Azaldı
Geçen yıl Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve çok sayıda liderin katıldığı görkemli törene kıyasla bu yıl katılım oldukça sınırlı kaldı. Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ve oğlu, Malezya Kralı Sultan İbrahim İskandar ile Kazakistan ve Özbekistan cumhurbaşkanları törende yer aldı. NATO ve AB üyesi Slovakya Başbakanı Robert Fico ise Putin’le ikili görüşme için Moskova’daydı ancak törene katılmadı; sadece Kremlin yakınlarındaki Meçhul Asker Anıtı’na çelenk bıraktı.
Fico, gazetecilere “Ukrayna’daki uzun ve yıpratıcı savaşı bitirmek için diyalog çağrısı yapmak üzere buradayım” dedi. Putin ise gazetecilere verdiği demeçte Fico’nun Zelensky’nin kendisiyle “kişisel görüşmeye hazır olduğunu” söylediğini aktardı ve “Bence Ukrayna’daki çatışma sona doğru ilerliyor. Ancak bu hâlâ ciddi bir mesele” ifadelerini kullandı.
Ateşkes ve Törenin Siyasi Bağlamı
Tören, Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs tarihleri arasında geçerli üç günlük ateşkesin yürürlüğe girdiği gün yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu ateşkes, her iki tarafın da onayladığı bir esir takası (1.000’e 1.000) içeriyor. Ancak ateşkesin kalıcılığı konusunda şüpheler sürüyor.
Rusya’da ekonomi yavaşlarken ve internet kısıtlamaları günlük hayatı zorlaştırırken, bu yılki sönük tören birçok gözlemci tarafından Putin’in iç ve dış politikadaki baskılarının bir yansıması olarak yorumlanıyor. Moskova’nın en büyük telekom operatörü, tören sırasında başkentin bazı bölgelerinde mobil internet ve SMS hizmetlerinde kısıtlama yapılabileceğini duyurdu.
Zafer Günü, Sovyetler Birliği’nin II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı kazandığı zaferi anıyor. Sovyetler Birliği’nde yaklaşık 27 milyon kişi (bunların milyonlarcası Ukrayna’dan) bu savaşta hayatını kaybetti. Putin, Ukrayna’daki savaşı bu “Büyük Vatanseverlik Savaşı”nın devamı olarak sunmaya çalışıyor. Ancak Kızıl Meydan’daki bu yılki sade tören, Rusya’nın askeri gücünü sergilemek yerine savunma ve güvenlik önlemlerine odaklandığını gösterdi.
Gelişmeler yakından takip ediliyor. Ukrayna ateşkesinin kalıcılığı ve Rusya’nın Afrika’daki prestij kaybı gibi diğer gelişmelerle birlikte, bu yılki Zafer Günü töreni Putin’in hem iç hem de dış politikasında yeni bir dönemin habercisi olabilir.