Utah’ta AI İsyanı: Kevin O’Leary’nin 100 Milyar Dolarlık Dev Veri Merkezi Halkı Ayaklandırdı!

ABD’nin Utah eyaletinde sessiz bir kırsal bölge, yapay zekânın devasa gölgesinde büyük bir savaşa sahne oluyor. Shark Tank’in ünlü yatırımcılarından Kevin O’Leary’nin desteklediği “Stratos Project” adlı 9 gigawatt kapasiteli AI veri merkezi projesi, Box Elder County sakinlerini ayağa kaldırdı. 40 bin dönümlük dev bir araziye kurulacak tesis, sadece bir veri merkezi değil; yanına doğal gaz santrali de eklenecek ve toplam maliyet 100 milyar doları aşabilir.
Pazartesi günü ilçe komisyoncuları projeyi oybirliğiyle onayladı. Ancak karar, yüzlerce kişinin katıldığı gergin bir toplantıda alındı. Halk, “Nehirleri mi yoksa streaming’i mi tercih ediyorsunuz?” yazılı pankartlarla protesto etti. Şimdi Box Elder seçmenleri Kasım ayındaki yerel seçimlerde referandum talep ediyor. 5 binden fazla imza toplanması halinde proje yeniden oylamaya sunulabilecek.
Sakinler, projenin zaten kırılgan olan yerel ekosistemi yok edeceğini söylüyor. Tesis, ABD’nin en büyük tuz göllerinden Great Salt Lake’in hemen kuzeyinde yer alıyor. Göçmen kuşlar için önemli bir sığınak olan bu bölge, aynı zamanda çiftçilik ve hayvancılıkla geçinen binlerce insanın yaşam alanı. Proje için binlerce ağacın kesileceği, devasa miktarda suyun soğutma için kullanılacağı ve devasa emisyonların atmosfere salınacağı belirtiliyor. Yerel halk, “Göl zaten küçülüyor, şimdi bir de bu gelecekse ne olacak?” diye soruyor.
Çevre aktivisti ve Park City sakini Caroline Gleich, “Teknolojinin bize neler verebileceğini seviyorum ama Big Tech’in sorumsuzluğunu gördük” diyor. “Toprak, enerji ve topluluklar üzerindeki etkiler bu kadar büyükken, şeffaflık, hesap verebilirlik ve koruma olmadan bu projeyi desteklemek çok zor.”
Kevin O’Leary ise projeyi “ulusal güvenlik meselesi” olarak savunuyor. CNN’e verdiği demeçte, “Savunma ve ekonomi için kritik öneme sahip. Çin’e yenilmeyiz” diyor. Projenin 10 bin inşaat, 2 bin kalıcı iş yaratacağını ve vergi geliri sağlayacağını vurguluyor. Utah Valisi Spencer Cox da veri merkezlerinin “ulusal güvenlik önceliği” olduğunu belirterek projeye destek veriyor.
Ancak sakinler vaat edilen işlerin “maliyete değip değmeyeceğini” sorguluyor. Utah State Üniversitesi’nden Prof. Robert Davies, “30-50 yıl sonra çocuklarımız ve torunlarımız hangi tür bir toplulukta yaşamak isteyecek?” diye soruyor. Bazı aktivistler, AI’nin zaten işleri yok edeceği uyarısı yaparken, bir yandan da böylesine büyük bir enerji ve su tüketen tesisin iklim değişikliğini ağırlaştıracağını belirtiyor.
Gelişmeciler, su tasarrufu sağlayan yeni teknolojiler kullanacaklarını ve çevresel düzenlemelere uyacaklarını söylüyor. Ancak halk, bağımsız bir çevresel etki değerlendirmesi ve şeffaf bir inceleme süreci talep ediyor. “Hızlıca onaylandı, halka yeterince zaman verilmedi” tepkisi yaygın.
Bu protesto, ABD genelinde yaşanan veri merkezi karşıtlığının yeni bir örneği. Birçok yerde topluluklar, veri merkezlerinin elektrik faturalarını artırdığını, suyu tükettiğini ve yerel yaşamı bozduğunu söylüyor. Utah’taki mücadele ise daha büyük bir tartışmanın aynası: Yapay zekânın vaat ettiği ekonomik büyüme ve ulusal güç mü, yoksa yerel ekosistem, şeffaflık ve gelecek nesillerin mirası mı?
Box Elder County’de Kasım ayı yaklaşırken, 65 bin nüfuslu bu küçük ilçede büyük bir karar verilecek. Kevin O’Leary’nin “herkes için bir misyon” dediği proje, bir avuç kırsal sakinin “doğal mirasımızı satmayacağız” mücadelesiyle karşı karşıya.
Utah’ın bu sessiz vadisi, yapay zekânın geleceğinin sadece laboratuvarlarda değil, tarlalar, göller ve insan hayatları üzerinde de şekilleneceğini gösteriyor. Kazanan taraf hangisi olursa olsun, bu mücadele artık sadece bir veri merkezi projesi olmaktan çıktı; teknolojinin insan hayatıyla nasıl dengeleneceği sorusunun somut bir örneği haline geldi.